YENİ KİTAP HAKKINDA…

Selam…

Orwell’ın “Hayvan Çiftliği”nden sonra sıraya Kurtlarla Koşan Kadınlar’ı koymuştum. Ve iki gün önce nihayet başlayabildim. 

Ayrıntı yayınlarının belki de en ağır kitaplarından biri olan Kurtlarla Koşan Kadınlar, aynı zamanda feminist edebiyatın başyapıtlarından biri sayılıyor. 

Kitabın dili ne çok ağır ne çok hafif. Sadece anlaşılabilmek için biraz yaşanmışlık istiyor. Henüz çok çok başında olduğum için kitapla alakalı çok fazla yorum yapamam açıkçası. Sadece şunu söyleyebilirim. Kitabın oldukça etkileyici bir önsözü var ve şöyle yazıyor:

“Hepimiz vahşiye özlem doluyuz. Bu özlemin kültürel olarak onaylanmış pek az panzehiri var. Bize bu tür bir arzudan utanç duymamız öğretildi.uzattığımız saçlarımızı duygularımızı saklamak için kullandık. Ama vahşi kadın’ın gölgesi gündüz ve gecelerimiz boyunca pusuya yatmış bir halde hala varlığını sürdürmekte. Nerede olursak olalım, arkamızda tırıs giden bu gölge kesinlikle dört ayaklı.” 

Ve bu benim kadınlar hakkında duyduğum, okuduğum en güzel cümleler diyebilirim. Dediğim gibi henüz başındayım fakat kurtlarla kadınlar arasında; vahşilikleri, zarafetleri ve içinde yaşadıkları topluluğun üyelerine duydukları bağ açısından psişik bir benzerliğin olduğuna dair çok güzel açıklamalar var. 

Bir de yazarımız, her kadının,  hem fiziksel hem de ruhsal özelliklerini, içinde yaşadığı coğrafyanın şekillendirdiğine inandığı için farklı kültürlerden derlediği masallarla konuyu daha mistik bir şekilde derinleştiriyor. 

Ve benim açımdan da bu, şu demek oluyor; “Bu kitap blogta tek bir post ile anlatılamaz.” 

Bu yüzden, kitap ilerledikçe aldığım notlarla birlikte hoşuma giden her bir bölümü ayrı bir post olarak gireceğim. 

Bakalım kitabın ilerleyen kısımları nasıl olacak?

Okuyalım, görelim😋

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

7 + one =